Anasayfa › Teknik SEO
Teknik Seo
Teknik SEO, sitenizin arama motoruna bıraktığı işaretlerle ilgilenir: site haritası dosyası, robots.txt satırları, bakım sırasında verilen cevap ve blogun hangi adreste durduğu bu işin konusudur.
Teknik SEO Site Haritası Dosyasını Neden Düzenli Olarak Gözden Geçirir?
Göreme’de bir kaya otelde kat görevlisinin cebinde bir oda listesi durur; sabah hangi kapıları çalacağını oradan okur. Kışın iki oda birleştirilip tek odaya çevrilmiş, avluya da yeni bir oda eklenmiştir; liste ise geçen yılın listesidir. Görevli artık olmayan bir kapıyı arar, yeni odaya hiç uğramaz. Teknik SEO sitenizde buna çok benzeyen bir listeye bakar: site haritası dosyasına.
Site haritası dosyası, sitenizdeki sayfaların adreslerini alt alta sayan düz bir listedir. Ziyaretçinin gördüğü menüyle ilgisi yoktur; ekranda bir yeri, bir tasarımı olmaz. Arama motorları için tutulur: sayfaları tek tek gezen yazılım bu listeyi okur ve hangi adreslerin var olduğunu öğrenir. Çoğu sitede listeyi, siteyi çalıştıran yazılım kendisi üretir; genellikle her adresin yanına o sayfanın son değiştiği günü de yazar.
Listenin gücünü olduğundan büyük görmemek gerekir. Arama motoru sayfaları çoğunlukla bağlantıları izleyerek bulur; liste ona, bağlantıyla zor ulaşılan sayfaları da haber verir. Haber vermek ise göstermek anlamına gelmez: listede yazan bir sayfanın sonuçlara alınıp alınmayacağı arama motorunun kendi kararıdır. Liste bir davettir, emir değildir; çağrılan yere gelen yazılım orada ne bulduğuna bakar ve kararını ona göre verir.
Listeler zamanla dört biçimde bozulur. Silinmiş sayfaların adresleri içinde kalır; arama motoru o adrese gider ve “bulunamadı” cevabını alır. Yeni açılan sayfalar eklenmez. Deneme için açılmış sayfalar ile form gönderilince görünen “teşekkürler” sayfası gibi, aramada görünmesi istenmeyen adresler listeye karışır. En sık rastlananı da şudur: listeyi üreten parça bir yenileme sırasında kapatılmıştır ve dosya o günkü hâliyle kalmıştır.
Liste, arama motorunun site sahipleri için açtığı ücretsiz panelden bildirilir; dosyanın adresi oraya bir kez yazılır. Panel karşılığında şunları gösterir: dosya en son ne zaman okundu, içinden kaç adres çıktı, hangilerinde sorun görüldü. Teknik SEO çalışmasında gözden geçirme dediğimiz iş, bu ekran ile sitenin bugünkü sayfalarını yan yana koymaktır. Sitede olup listede bulunmayan ve listede olup sitede bulunmayan adresler böyle ayıklanır.
Birkaç sayfalık küçük bir siteyi arama motoru genellikle liste olmadan da bulur; sayfalar çoğaldıkça listenin işi büyür. Ücretsiz site krokisi sitenize ilk bakışımızdır: şafakta balondaki yolcu vadinin tamamını nasıl görürse, siteye öyle dışarıdan ve yukarıdan bakılır. Eskimiş liste krokide bir noktadır; yanında üç not durur: nerede olduğu, neye yol açtığı, rotanın, yani onayladığınız aylık iş listesinin, hangi durağında ele alınacağı.
Tek Satırlık Bir Robots.txt Hatası Bütün Siteyi Aramalardan Nasıl Çıkarır?
Ürgüp’te günübirlik turlar düzenleyen bir acentenin sitesi kış boyunca yeniden kuruldu. Yapım sürerken, yarım sayfalar aramalarda görünmesin diye küçük bir dosyaya tek satır yazıldı. Site baharda açıldı; satır yerinde kaldı. Sayfalar herkese eksiksiz açılıyor, telefonda da bilgisayarda da bir kusur görünmüyordu. Yalnızca arama motoru kapıdan içeri girmiyordu. Acente bunu, aramalardan gelen talepler seyreldiğinde fark etti.
Bu dosyanın adı robots.txt’dir. Sitenin kök dizininde, yani en üst katında durur; içinde birkaç satır düz yazı bulunur. Arama motorlarının sayfaları gezen yazılımları siteye geldiklerinde önce onu okur ve hangi bölümlere girmemeleri istendiğini öğrenir. Yönetim paneli, sepet, site içi arama sonuçları gibi köşeleri kapatmak için kullanılır. Kurallara uyan yazılımlar bu isteğe saygı gösterir; dosya bir kilit değil, kapıya asılmış bir ricadır.
Hata tek satırdır: “hiçbir yazılım hiçbir sayfaya girmesin” anlamına gelen kısa bir yönerge. Yapım döneminde yerindedir; açılış günü silinmesi gerekir, unutulan da çoğu zaman budur. O günden sonra arama motoru sayfalarınızı okuyamaz. Önceden tanıdığı sayfaları bir süre göstermeyi sürdürebilir; ama içlerini göremediği için açıklamaları boşalır, yenilediğiniz bilgiler ona ulaşmaz ve sayfalar giderek sonuçlardan düşebilir.
Burada iki ayrı istek birbirine karıştırılır: “girme” ile “gösterme”. Robots.txt yalnızca ilkini söyler. Girmesi yasaklanan bir sayfaya başka sitelerden bağlantı veriliyorsa arama motoru onu yine de sonuçlara koyabilir; altında açıklama bulunmayan çıplak bir adres olarak. Bir sayfanın hiç görünmemesi isteniyorsa kendi koduna “beni sonuçlara alma” diyen ayrı bir işaret konur; o işaretin okunabilmesi için de kapı açık bırakılır.
Bir yanlış daha vardır: sayfayı boyayan dosyaları kapatmak. Renkleri ve düzeni taşıyan biçim dosyaları ile menüyü, galeriyi çalıştıran betikler, yani küçük programlar, ayrı klasörlerde durur. Bu klasörler ortalık derli toplu görünsün diye yasaklanırsa arama motoru sayfayı çıplak ve dağınık görür; telefonda rahat kullanılıp kullanılmadığını da doğru değerlendiremeyebilir. Google, sayfayı ziyaretçinin gördüğü gibi görebilmek için bu dosyalara erişmek istediğini açıklıkla belirtir.
Dosyaya bakılacak günler bellidir: site başka bir sunucuya, yani onu yayında tutan bilgisayara taşındığında, tasarım yenilendiğinde, adres değiştiğinde. Teknik SEO işlerinde her büyük değişikliğin ertesinde ilk açılan yer burasıdır; okuması bir dakika sürer, atlanması aylara mal olabilir. Site krokisi çizilirken de dışarıdan okunur: adresinizin sonuna dosyanın adını yazan herkes içindekini görebilir, şifre gerekmez. Kroki yeniden çıkarılırken dosya da yeniden okunur.
Bakım Çalışması Sırasında Ziyaretçi ve Arama Motoru Ne Görmelidir?
Kozaklı’da bir termal otelin sitesine yeni bir oda ayırtma bölümü eklenecek; iş iki gün sürecek. O iki gün boyunca adrese gelen herkes aynı ekranı görür: gri bir zemin, dönen bir çark ve “Yapım aşamasındayız” yazısı. Hafta sonu için yer bakan aile otelin açık olup olmadığını anlayamaz, telefon numarasını da bulamaz. Sayfa tek bir şey söyler: şu anda burada kimse yok.
Ziyaretçinin görmesi gereken şey kısa bir duyurudur ve şunları söyler: site neden kapalı, hangi gün ve saatte açılacak, o zamana kadar size nasıl ulaşılır. Numaranız ve adresiniz duyurunun içinde yazıyla durur. “Çok yakında” gibi ucu açık sözlerin yerine gün ve saat verilir; saat tutmayacaksa duyuru güncellenir. Otelin açık olduğunu, yalnızca sitenin bakımda olduğunu söyleyen tek cümle soruların çoğunu karşılar.
Arama motoru duyuruyu okumadan önce başka bir şeye bakar. Sunucu, istenen her sayfanın başına bir durum cevabı koyar: “buyurun, sayfa bu”, “böyle bir sayfa yok” ya da “şu an hizmet veremiyorum, sonra yine gelin”. Ziyaretçi bu cevabı görmez. Bakım sırasında verilmesi gereken üçüncüsüdür; arama motoru bunu geçici bir durum olarak okur, çoğu zaman sayfalarınıza dokunmaz ve sonra yeniden uğrar.
Hazır bakım sayfalarının bir bölümü ise ilk cevabı verir: buyurun, sayfa bu. Arama motoru bu durumda karşısındakini sitenin yeni hâli sayabilir; oda sayfasının da, fiyat sayfasının da, iletişim sayfasının da adresinde aynı tek cümle durmaktadır. Haftalarca böyle kalırsa gerçek sayfaların sonuçlardaki yerini o cümle alabilir ya da sayfalar boş sayılıp geriye düşebilir. Toparlanması, bakımın kendisinden uzun sürebilir.
Doğru cevap verilse bile süre önemlidir. Site birkaç saat ya da bir iki gün kapalı kaldığında arama motoru çoğu zaman bekler; günler uzadıkça sayfaların sonuçlardan çekilme olasılığı artar. Bu yüzden bakım, sitenin en sakin saatlerine konur. Hangi saat olduğunu tahmin değil, ziyaret kayıtları söyler. Nevşehir ilinde konuk ağırlayan bir işletme, yer arayanların çoğaldığı haftalarda büyük işe girişmez; sakin dönemi bekler.
Birçok işte siteyi kapatmak hiç gerekmez; yalnızca üzerinde çalışılan bölüm kısa süreliğine devre dışı kalır, öteki sayfalar açık durur. Kapatmak gerektiğinde gün, saat ve tahmini süre önceden yazılır. Teknik SEO rotasında, yani ay başında onayladığınız iş listesinde, böyle bir durak saatiyle birlikte görünmelidir. Her ayın ardından gelen, sade bir dille yazılmış özette o gece ne yapıldığı da anlatılır.
Blog Alt Alan Adında mı, Sitenin Bir Klasöründe mi Durmalıdır?
Uçhisar’da çalışan bir fotoğrafçının iki ayrı adresi var. Birinde çekim paketleri ve iletişim bilgileri duruyor. Öteki, adın önüne “blog” sözcüğü eklenerek açılmış bir günlük: hangi vadide ışığın sabah nasıl düştüğü, çekime ne giyilmesi gerektiği orada anlatılıyor. Yazılar okunuyor. Ne var ki okuyan kişi yazının sonunda kendini başka bir tasarımın, başka bir menünün içinde buluyor; paketlerin durduğu sayfaya giden yolu göremiyor.
Seçenek ikidir. Alt alan adında blog, asıl adresin önüne bir sözcük eklenerek açılır: blog.siteadresiniz.com. Klasörde ise adresin arkasına eklenir: siteadresiniz.com/blog. İlki çoğu zaman ayrı bir kurulum demektir; kendi yazılımı, kendi tasarımı, kendi yönetim paneli olur. İkincisinde blog, sitenin öteki sayfalarıyla aynı çatının altında durur; aynı menüyü, aynı görünüşü ve aynı yönetim panelini kullanır. Ziyaretçi ikisini adres çubuğundan ayırt eder.
Arama motorları iki düzeni de işleyebildiklerini söyler; bunu kabul ederek başlamak gerekir. Yine de alt alan adı çoğu zaman ayrı bir site gibi ele alınır: kendi başına tanınır, kendi başına değerlendirilir. Blog yazılarının topladığı ilgi ve başka sitelerden gelen bağlantılar asıl sitenize olduğu gibi yansımayabilir. Bunun ne ölçüde geçerli olduğu siteden siteye değişir; dışarıdan bakıp bir oran söylemek doğru olmaz.
Asıl yük gündelik işlerdedir. İki kurulum iki ayrı güncelleme demektir; biri unutulursa güvenlik açığı oradan gelebilir. Tasarım yenilendiğinde iş iki kez yapılır. Ziyaret sayan araç iki yere ayrı ayrı kurulur ve birbirine bağlanır; yoksa blogdan siteye geçen kişinin yolu ikiye bölünmüş görünebilir. Yazıdan hizmet sayfasına, hizmet sayfasından yazıya bağlantı vermek zorlaşır. Küçük bir işletme için bunlar, karşılığı pek görülmeyen fazladan emektir.
Alt alan adı kimi durumda doğru seçimdir. Blogu başka bir ekip, başka bir yazılımla yürütüyorsa; satış bölümü, asıl siteden bağımsız çalışan hazır bir mağaza sistemine bağlıysa; başka bir ülkeye dönük yayın kendi düzenini gerektiriyorsa ayrı adres iş görür. Ölçü şudur: iki bölümü gerçekten ayrı kişiler mi yönetiyor, yoksa ayrılık yalnızca yıllar önceki bir kurulum alışkanlığından mı kalmış?
Sonradan taşımak mümkündür, ama özen ister: eski blogdaki her yazının adresi yeni yerindeki karşılığına tek tek yönlendirilir; yoksa yıllardır okunan yazılar boş sayfaya açılır. Teknik SEO bu işi rotaya ayrı bir durak olarak yazar. Blogunuzun bugün nerede durduğuna ve taşımaya değip değmeyeceğine birlikte bakalım: site adresinizi yazın, ücretsiz site krokisini çıkaralım. Kroki dışarıdan çizilir, şifre istemez.
Sitemin bir site haritası dosyası var mı, varsa içinde ne yazdığına nereden bakarım?
Çoğu sitede adresinizin sonuna “/sitemap.xml” yazdığınızda dosya açılır. Açılmazsa robots.txt dosyasının son satırlarına bakın; haritanın adresi çoğu zaman orada yazar. Açılan sayfada adresler alt alta sıralanır. Birkaçına dokunun: açılmayan ya da artık kullanmadığınız sayfalar çıkıyorsa liste eskimiştir. Hiçbir şey bulamıyorsanız siteyi kuran kişiye sorun.
Robots.txt dosyamı açtım ama yazanları anlamıyorum; tehlikeli satırı nasıl tanırım?
“Disallow” sözcüğü “girme” anlamına gelir. Karşısında yalnızca tek bir eğik çizgi duruyorsa ve üstündeki satırda yıldız işareti varsa, sitenin tamamı bütün arama motorlarına kapatılmıştır. Karşısında bir klasör adı yazıyorsa yalnızca o bölüm kapalıdır; bu çoğu zaman olağandır. Emin olamadığınız satırı kendiniz silmeyin; dosyayı siteyi kuran kişiye ya da bize gösterin.
Sitemi iki günlüğüne kapatmam gerekiyor; bakım sayfasının arama motoruna doğru cevabı verdiğini nasıl anlarım?
Ekrana bakarak anlayamazsınız; aynı görünen iki bakım sayfası farklı cevap verebilir. Sunucunun durum cevabını gösteren ücretsiz araçlar vardır: adresi yazarsınız, üç haneli bir sayı çıkar. Bakımda görmek istediğiniz sayı 503’tür; “hizmet geçici olarak verilemiyor” demektir. 200 çıkıyorsa sayfa “buyurun, sayfa bu” diyordur; bunu siteyi kuran kişiye iletin.
Blogum yıllardır ayrı bir adreste duruyor ve okunuyor; sitemin içine taşırsam okurlarımı kaybeder miyim?
Eski yazı adresleri tek tek yeni yerlerine yönlendirilirse hem okurlarınız hem arama motoru blogu bulur; kaydedilmiş bağlantılar çalışmayı sürdürür. Taşımanın ardından birkaç hafta dalgalanma görülebilir. Blog iyi okunuyor ve iki kurulumun bakımı sizi yormuyorsa yerinde bırakmak da savunulabilir bir karardır; taşımak zorunlu değildir, yalnızca uzun vadede işleri sadeleştirir.